Kayıtlar

Istrancalı Abdülharis Paşa (OKUR GÖZÜYLE İNCELEME)

Resim
Merhabalar, uzun bir aradan sonra yine harika bir kitap incelemesi için post yazmak nasip oldu. Songulyabani mahlasıyla, özellikle Twitter'da yazdığı floodlar ve yaptığı Twitch canlı yayınlarıyla şahsına münhasır bir kitleye sahip olan tarihçi ve yazar Mehmet Berk Yaltırık'ın Istrancalı Abdülharis Paşa kitabı, 2019'un Mayıs ayında okurlarıyla buluştu.    Öncelikle kitabın benim için çok daha özel bir yere sahip olduğunu belirtmek isterim. Kitabın antagonisti olan Abdülharis Paşa karakteri, yazarı tarafından yıllardır ilmek ilmek işlenmiş, altyapısı çok sağlam bir karakter. Benim de nam-ı diğer, "Şerruh Paşa" ile tanışmam da sevgili Yaltırık'ın blog sayfası zamanlarına dayanıyor. Zira Abdülharis Paşa'nın, burada kendisine ait, kısa ama karaktere dair fikir veren, "Şerruh Paşa'nın Sırrı" isimli, ürkütücü bir öyküsü bulunuyor. Benim, "Paşa Hazretleri"ne olan hayranlığım da bu öyküyle başlamıştı. Sonraları, sevgili Yaltırık'ın, Abdü...

Suretler

Resim
-SURETLER- “Veâyetun lehumu-lleylu nesleḣu minhu-nnehâra fe-iżâ hum muzlimûn (e)” “Gece de onlar için açık bir kanıttır. Gündüzü ondan çekip alırız da karanlıkta kalıverirler.” – Yasin Suresi, 37. Ayet. OKUYACAĞINIZ BU ÖYKÜDEKİ KİŞİLER, KURUMLAR VE OLAYLARIN HEPSİ, BİRER KURGU VE HAYAL ÜRÜNÜDÜR. Işıkları söndürülmüş otobüsün retarder sesiyle gözlerimi açtım ve hemen yanımda onu gördüm. Otobüs koltuklarının vücudu acıtan o rahatsızlığına rağmen, huzurlu gibiydi. Aslında kendisiyle çok fazla samimiyetim olmasa da severdim Ömer'i. Okulda hep sessiz sakindir; sadece muhtelif zamanlarda biraz daha eğlenceli bir hale gelen biridir aslında. Herhangi bir arkadaş grubuna dahil olmayan, erkeklerin pek konuşmadığı, kızlarınsa mesafeli davrandığı ortalama çocuklardan biridir. Yeni kayıt zamanlarından hatırlıyorum, ilk senesinde ucube gibi hareketleri olduğu için başta herkesi tedirgin etmişti. Zamanla o çekingenliği üzerinden attı; ikinci sen...

Kara Kara Kapkara - OKUR GÖZÜYLE İNCELEME

Resim
Merhabalar, uzundur buraları boşlamıştım, biliyorum. İşlerimin yoğunluğu bir kenara dursun, şu sıralar Türk korku edebiyatı, öyle üretken ki, ortaya çıkan birbirinden güzel kitapları okumaya pek fırsatınız kalmayabiliyor. Anadolu Korku Öyküleri üçleme kitap serisinin kendimce bir incelemesini yazıp yine blogumda paylaşmıştım. Özellikle bu üçlemede okuyup sonradan sıkı takipçisi olduğum sevgili Işın Beril Tetik'in kitabının çıkacağını duyunca, ergen kızlar gibi çığlık atasım geldi. Sevgili Tetik, sıkı takibinde olduğum bir yazar. Kendisi, ayrıca çok da sevdiğim bir yazar. Ben kendisiyle tanıştıktan sonra, "böyle dünya tatlısı bir insandan, böyle korkutucu bir atmosfer nasıl çıkabiliyor?" diye şaşırmıştım. Hatta kendisinin çok çok çok çok çok çok uzaktan yengem olduğunu öğrenince, şaşkınlığım katlanarak arttı. Başlayalım mı? Hadi başlayalım. Kara Kara Kapkara, Tetik'in zarif eşine yapmış olduğu kısa ama çok anlamlı bir önsözle karşılıyor sizi. Daha sonra birbirinden...